Müziğin Tarihçesi

Müziğin tarihte ne zaman, nerede ortaya çıkmış olduğu ile ilgili müzik tarihçileri, teorisyenler tarafından uzun araştırmalar yapılmış ve gerçekten ciddi merak konusu olmuştur. İnsanoğlunun yaratılışı itibari ile birçok sanatın ilkel şartlarda ortaya çıktığı arkeolojik araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Şöyle düşünün ki evrende ilk insanla birlikte vahşi, ilkel bir hayat hayvanların bile devasa büyüklükte olduğu bir çağda, Şimdi çok sıradan gelen birçok doğa olaylarının karşısında ne yapacağını bilmeden panik şeklinde kendisini doğadan saklayan insanların var olduğu bir çağ.  Gerek koruma, gerek iletişim gerekse sosyal bir ihtiyaçtan dolayı kullanılan kemik, taş gibi maddeleri birbirine vurarak geliştirilen müzik ilk çağlarda var olmuştur demek oldukça mantıklı olacaktır.

Müziğin Hayatımızdaki Önemi

Müziksiz bir hayat düşünmek gerçekten çok zordur. Müzik boşuna ruhun gıdasıdır denmiyor, bunun bir çok nedeni var. Konuşma kabiliyeti gelişmemiş çocukların bile ritimsel mırıldanmalarına rastlamaktayız. Dil beceresinin henüz gelişmediği din olgusunun var olmadığı dönemlerde insanlar doğa olaylarından korunmak için farklı gereçlerle ritimler kullanmaktaydı. Bu ritimleri büyü- tapınma amaçlı kullandıkları bilinmektedir. İlk çağlarda kullanılan müzik aletlerinden günümüze kalanı bulunmamaktadır. Fakat ilkel dönemlerde kalan dünyanın balta girmemiş ormanlıklarında yaşayan kabilelerin belgeselleri bize nasıl müzik ve aletler kullandıkları hakkında geniş bilgi vermektedir. Şamanizm inançlarında müzik ve ayin ayrılmaz bir birliktelik olmuştur. Özellikle antik Yunan’da müzik oldukça önemliydi. Bütün iyiliklerin temelini oluşturmaktaydı. Her toplumun ve toplumsal olayın kendine ait kasideleri bulunmaktadır. Birçok buluşlar ve buluntular hakkında müziğin tarihi hakkında bilgiler mevcuttur fakat bunların doğruluk payının kesinlik açısından doğru demek yanlış olacaktır. Farklı bir bakış açısı ile bakıldığında 500 yıl önce kesin kaynaklardan yola çıkmak daha mantıklı olacaktır. Fakat müziğin tam olarak geliştiği dönem yaklaşık 150 yıllık bir süreçtir. Müzik mısır, antik yunan ve Hindistan üzerinde yoğunlaştığını kesin olarak söylemek tam yeterli olmasa da müzik tarihçileri bu fikir üzerinde ortak düşüncelere sahiptir. Bütün tarihçilerin müziğin başlangıcı olarak kiliseyi kabul etmektedir. Bu müzik yapıtlarını yazılabilir hale getiren kişi Boethius ( M.S 480-524) dür. Kiliseler insan ruhuna ayrı bir şekilde işleyen müziğin gelişmesinin ana nedeni olmaktadır. Kilisenin yayılma dönemi haçlı seferleriyle ilerlemiş farklı kültürlerin tanınması ile müzik aletleri, ritimleri felsefeciler gezgin şarkıcılar sayesinde tüm dünyaya yayılmıştır.

You may also like...

Bir cevap yazın